yekün rastgele az laf bol kuru
Sep 12, 2014
0 notes

sarp saraç’ın istifa mektubu

Değerli Hacettepeliler,

1.9.2014 tarihinde Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi KBB Anabilim Dalı öğretim üyeliği görevimden istifa ederek ayrılmış bulunmaktayım. O tarihten beri veda mesajımı genel@hacettepe.edu.tr den yayınlatmaya muvaffak olamadım. İlk birkaç gün “elimize geçmedi, tekrar gönderin” ile sonraki günler ise “onaylanması bekleniyor” ile geçtikten sonra bugün mesajımın yayınlanmasının uygun bulunmadığını öğrendim. Bunun nedeni kişisel husumet ise, hiçbir yöneticinin böyle bir tasarrufu olamayacağını düşünüyorum. İçeriğin uygun bulunmaması ise, varoluş sebebi serbest düşünme ve kendini serbestçe ifade edebilme özgürlüğü olan üniversite kavramı ile çelişmektedir. Nedeni ne olursa olsun, hem kendi açımdan, hem de üniversite için üzüntü vericidir. Bu nedenle veda yazımı daha az sayıda kişiye ulaşabilecek olsa da, forumda paylaşıyorum. Erişemediğim kişilere selam ve sevgilerimi siz iletin lütfen. Emek verdiğiniz hiç bir kişi ya da kurumun size vefasızlık yapmaması dileklerimle hepinizi saygı ve sevgi ile selamlıyorum…

Sevgili Hacettepeliler,

1985 yılında adım attığım sevgili üniversitemden bugün itibarı ile ayrılıyorum. Dile kolay, Hacettepe ile geçen koca 29 yıl… 

Hayatımın Hacettepe ile kesiştiği üç nokta oldu. İlki, göbek bağımın o yıl kurulan ve gelecek vaad eden Hacettepe Üniversitesi bahçesine gömülmesi, ikincisi 4 yaşımda şiddetli bir astma atağı nedeniyle ölmek üzere getirildiğim Hacettepe Çocuk Hastanesi’nde mucizevi bir şekilde hayata dönmem, ve üçüncüsü ve en uzun süreni ise, 1985 yılında Hacettepe İngilizce Tıp Fakültesi’ne girmem ile başlayan ve günümüze kadar süren, öğrencilikten Tıp Fakültesi Dekanlığı’na kadar uzanan 29 yıllık maceram. Dönüp baktığımda, hayatım, işim, eşim, kısacası her şeyimi borçlu olduğum kurum…

Hacettepe’de bulunduğum süre boyunca her kademeden pek çok insan tanıma fırsatına sahip oldum. Kimse ile kavga etmedim. Çalıştığım süre boyunca her zaman kurum menfaatlerini kişisel menfaatlerimin önünde tuttum. Dekan yardımcılığı ve dekanlık yaptığım süre içinde ulaşılabilir ve herkese eşit mesafede durabilen bir yönetici olmaya çalıştım. Ben ve çalışma arkadaşlarım bir karar alırken kişisel menfaat veya dostluk ekseninde değil sadece bu kurumun daha ileriye götüreceği inancı ile hareket ettik. Sonuçta istemeden kırdığımız dostlarımız varsa hepsinden beni bağışlamalarını diliyorum.

İfa ettiğim idari görevlere kendim talip olmadım. Bana bu görevleri verenlerle daha önce bu konuda hiçbir konuşma ve pazarlıkta bulunmadım. Hiçbir dini, siyasi veya menfaat örgütünün üyesi olmadım. Tek amacım bana verilen görevi en iyi şekilde yerine getirmek oldu. Yetişmemde katkısı bulunan, gönül borcum olan insanlar vardır ama kimseye diyet borcum yoktur.

Hacettepe’den maaş almaya başladığım günden, özel tebabete geçtiğim güne kadar geçen sürel boyunca cebime devletin bana verdiği para dışında para girmemiştir. Rahmetli babamdan devir aldığım bu en değerli mirası anlımın akıyla yavruma devredeceğim. Yöneticilik yaptığım süre bana ciddi bir maddi kayba malolmuştur. Ama bunu hiçbir zaman önemsemedim ve önemsemeyeceğim. Mezun olduğum fakültenin dekanlığını yapmak hayatımın en büyük onuru olmuştur ve hep öyle kalacaktır. Üniversitem ve ülkem için hiçbir karşılık beklemeden, ailemle geçireceğim ve akademik çalışmalar için kullanacağım zamandan feragat ederek ifa etmiş olduğum görevim nedeniyle kimseden bir takdir beklemedim ama komik iddialar ile açılan ve en sonunda da aklandığım soruşturma sürecinin bende büyük bir kırgınlık yarattığını ifade etmek isterim.

Son 2 yıl içinde Hacettepede olanlara baktığımda gördüğüm, kurumsal hafızası silinmeye, yandaş atamalarla sıradanlaştırılmaya çalışılan, eski yöneticilere ve kurumsal aidiyet duygusu fazla olan kişilere karşı sürek avının sürdüğü bir ortam… Bütün bu yaşananlar, çok sevdiğim kurumumdan erken ayrılma kararı almamda etkili olmuştur, ancak Hacettepe’den ayrılıyor olsam da, nereye gidersem gideyim, nerede çalışırsam çalışayım, beni ben yapan bu kuruma gönül borcumu her zaman koruyacağım ve “gerçek” Hacettepeli olmanın gururunu mezara kadar taşıyacağım.

Hacettepede bulunduğum süre içinde yetişmemde katkısı bulunan bütün hocalarıma ve hayatıma renk katan tüm dostlarıma gönül dolusu teşekkür ediyor, hepinizi saygı ile selamlıyorum

Prof. Dr. Sarp Saraç
Tıp Fakültesi KBB Anabilim Dalı

kaynak

Aug 27, 2014
1 note
cerrahi ameliye…

cerrahi ameliye…

Aug 5, 2014
0 notes

postmodern tıp etiği ihlalleri

Bu yazıda, yalnızca birkaç hafta içinde karşıma çıkan üç adet tıp etiği ihlalini paylaşacağım. Mümkün olduğunca üşenmeden Dünya Tıp Birliği Cenevre Bildirgesi ve Tıbbi Deontoloji Tüzüğü maddelerine atıfta bulunacağım. Bunu yapacağım, çünkü;

a)    Tıbbın geleneklerini ve onurunu eldeki her imkanla korumayı belirten Cenevre Bildirgesi maddesini,

b)   Tabip ve diş tabibinin, herhangi bir şahsın haysiyet kırıcı hücumlarına karşı meslektaşlarını koruyacağını belirten Tıbbi Deontoloji Tüzüğü maddesini şahsen benimsiyorum.

Başlayalım.

1. Soykırıma övgü ve özlem

Mesleki kimliği ile twitter hesabı bulunan kişi, soykırıma övgü ve özlem içindedir (Resim 1). Bu kişi tıp doktoru olmasa da tıp fakültesinde öğretim üyesidir ve insan araştırmaları ile ilgilenen bir etik kurulda üyedir. Bu bakımdan yukarıdaki mevzuata de facto uymak zorundadır. Ayrıca etik kurul üyesi sıfatı ile Dünya Tıp Birliği Helsinki Bildirgesi’ne de uymayı kabul etmiştir. Soykırımcı tavrı ile;

a)    İnsan hayatına saygı duyulmasını ve hastalar arasında ayrımcılık yapılmamasını belirten Cenevre Bildirgesi maddelerini,

b)   İnsan sağlığına, hayatına ve şahsiyetine ihtimam ve hürmet gösterilmesini ve yine hastalar arasında ayrımcılık yapılmamasını belirten Tıbbi Deontoloji Tüzüğü maddesini,

c)    İnsan sağlığını, esenliğini ve haklarını korumayı ve geliştirmeyi belirten Helsinki Bildirgesi maddesini ihlal etmektedir.

Yazıların ifşasından sonra twitter hesabını kapatan bu kişinin, tüm görevlerinden derhal alınması gerekmektedir. Twitter hesabından kişisel fikirlerini dile getirdiği şeklinde bir savunmaya karşı kişinin, kişisel bilgilerine yalnızca mesleki sıfatlarını yazdığına dikkat edilmelidir. Tıbbi Deontoloji Tüzüğü, ‘tabip ve diş tabibi sanat ve mesleğinin icrası dışında dahi olsa, meslek ahlâk ve adabı ile telif edilemeyen hareketlerden kaçınır’ buyurmaktadır.

image

2. Meslektaşlara karşı ayrımcılık

Hekimleri temsilen kurulan bir platformun twitter hesabından Türkiye’de çalışacak yabancı doktorlara karşı çeşitli suçlamalar ve ‘işgalci’ sıfatı yöneltilmektedir (Resim 2). Platform, bu hareketi ile hekimleri temsil iddiasını çürüttüğü gibi;

a)    Meslektaşların kardeş bilineceğini belirten Cenevre Bildirgesi maddesini,

b)   Meslektaşları kötüleyecek ve küçük düşürecek tavır ve hareketlerde bulunulamayacağını belirten Tıbbi Deontoloji Tüzüğü maddesini ihlal etmektedir.

Bu yazıları yazan her kimse, bulunup soruşturulmalı ve ceza görmelidir.

 image

3. Sağlık uygulamalarının ayrımcılık için kullanılması

Tunceli Valiliği Halk Sağlığı Müdürlüğü tarafından yazılan bir yazıda, ‘Sağlıklı Yaşam ve Hareket Yılı’ etkinlikleri kapsamında sağlık çalışanları, din adamları, imamlar ve cemaatin katılımı ile il müftülüğünden cem evine kadar ‘Din adamları, İmamlar ve Cami Cemaati ile Yürüyoruz’ temalı bir yürüyüş düzenleneceği ve bu yürüyüşe Tunceli Kamu Hastaneleri Birliği’nin tüm personelinin katılımının sağlanması buyurulmaktadır (Resim 3). Yazının altındaki imza bir hekime aittir. Sağlık bahaneli bir yürüyüş adı altında ayrımcı bir eylemin/kışkırtmanın örgütlendiği açıktır. Bu konuda iyi niyetli açıklamalara yer yoktur. Bu yazının sorumluları;

a)    Tıbbi bilgilerin, insan haklarını ve sivil özgürlükleri ihlal için kullanılamayacağını belirten Cenevre Bildirgesi maddesini,

b)   İnsan sağlığına, hayatına ve şahsiyetine ihtimam ve hürmet gösterilmesini belirten Tıbbi Deontoloji Tüzüğü maddesini ihlal etmektedir.

Yazının sorumluları soruşturulmalı ve ceza görmelidir.

image  

Tıp etiği ihlalleri, yukarıdaki örneklerde görüldüğü üzere günümüzde de çeşitli biçimlerde ve özellikle ayrımcılık adına devam etmektedir. Mesleğine ve onun kurallarına saygı duyan bir hekim olarak, bu ihlalleri ifşa etmeyi görev sayıyorum. Tıp etiği ihlallerinin soruşturulmasında sorumluluğu bulunan tüm kişi ve kurumları da sorumluluklarını yerine getirmeye davet ediyorum.

Jul 26, 2014
1 note
ibret vesikası olarak dursun burada.

ibret vesikası olarak dursun burada.

Mar 8, 2014
0 notes
Feb 23, 2014
0 notes
Feb 9, 2014
0 notes
Feb 9, 2014
0 notes
at kafasına kitsch kondurmuşlar.

at kafasına kitsch kondurmuşlar.

Jan 17, 2014
0 notes
Dec 22, 2013
1 note
Nov 22, 2013
0 notes
Nov 9, 2013
8 notes
Nov 9, 2013
1 note
Nov 8, 2013
0 notes
her boku bilen, tek referanslı adamlar…

her boku bilen, tek referanslı adamlar…

Nov 6, 2013
1 note
charlie’s rabia…

charlie’s rabia…

Navigate
« To the past Page 1 of 56
About
Subscribe via RSS.
Creative Commons License
This work by azlafbolkuru.tumblr.com is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-ShareAlike 3.0 Unported License.
Based on a work at azlafbolkuru.tumblr.com.